Yurt Dışı Piyasalarda Olanlar: ABD Tarım Dışı İstihdam Şoke Etti! ABD’deki Veriler Türkiye’yi Nasıl Etkiler?

ABD’den gelen veriler, gelinen noktada ‘yüksek faiz, güçlü dolar’ temasıyla dünyadaki para birimlerini, borçlanmaları etkiliyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde, ‘kelebek etkisi’ fırtına yaratıyor. Son veriler ışığında gelişmekte olan ülkeler kategorisindeki Türkiye nasıl etkileniyor? diye bakarken, gelen tarım dışı istihdam verisi beklentileri ikiye katladı.

Altın Türkiye’de ilgi çekerken, ABD’de açıklanacak veriler altını nasıl etkiliyor? sorusuyla başlıyoruz.

Ons altın, açıklanacak ABD tarım dışı istihdam verileri öncesinde son 7 ayın en düşük seviyelerindeyken toparlandı.  Ons altın bu sabah yüzde 0,20 oranında değerlenmeyle 1.823,84 dolardan işlem gördü. 

Tastylive küresel makro başkanı Ilya Spivak, ‘Bence piyasa, ABD istihdam verileri açıklanana kadar bu noktada devam edecek inanca sahip değil. Şu anda öyle bir durumdayız ki, eğer veriler iyi gelirse, bu muhtemelen piyasaların Fed’in faiz indirimlerini – belki kapsam, belki de zamanlama açısından – erteleyeceği şeklinde yorumlayacağı anlamına gelecektir’ dedi.

ABD’de tarım dışı istihdam beklentileri ikiye katladı.

ABD’de bugün açıklanacak Eylül ayı tarım dışı istihdam verilerinin, istihdam artışının ılımlı bir şekilde yavaşladığına işaret etmeleri bekleniyor. Ancak verilerin işsizlik oranının son 1,5 yılın en yüksek seviyesinden gerilediğinin görüleceği beklentisi de vardı. 

ABD’de tarım dışı istihdam piyasa tahminlerinin neredeyse iki katı kadar seviyede geldi. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu tarafından açıklanan verilere göre, Eylül ayında tarım dışı istihdam 336 bin artış gösterdi. Analistlerin beklentisi istihdamda 170 bin artış olacağı yönündeydi.

Ülkede işsizlik oranı yüzde 3,8 seviyesinde kaldı. Piyasa beklentisi işsizlik oranının yüzde 3,7’ye gerileyeceği yönündeydi.

ABD’de Eylül’de tarım dışı istihdamın beklenti 170 bin olurken, 336 bin gelmesi güçlü bir veri oldu. Geçen ay 187 bin gelen veri sonrasında ons altın 1.811,18 dolara geriledi.

ABD tarım dışı istihdam verisi sonrasında euro/dolar 1.05171’i gördü. Dolar Endeksi 106 seviyelerinden 106,40’a fırladı. 

ABD’nin 2 yıl vadeli Hazine kağıdında getiri yüzde 5,11’e, 30 yıl vadeli tahvilde getiri yüzde 4,96’ya, ABD’nin 10 yıl vadeli Hazine kağıdında getiri yüzde 4,75’ten 4,81’e çıktı.

ABD istihdam raporu sonrası vadeli S&P 500 yüzde 0,84, Dow Jones yüzde 0,6 ve Nasdaq 100 yüzde 1,1 geriledi.

Güçlü ABD istihdam verisinin euro ve GBP’yi dolar karşısında zayıflatması bekleniyordu.

ING analisti Francesco Pesole yayınladığı yatırımcı notunda, euro ve sterlinin düştüğünü ve TSİ 15:30’da açıklanan ABD aylık istihdam verilerinin dolarda bu haftanın en yüksek seviyelerine doğru bir toparlanmaya yol açması halinde daha fazla düşüşe açık oluklarını söyledi.

Pesole, ‘ABD’de istihdam verileri beklentileri karşılasa bile euro 1,05 doların altına gerileyebilir, sterlinin 1,20 dolara düşmesi gerçek bir olasılık olarak duruyor’ dedi.

“İstihdam verileri Fed’in faizleri uzun süre yüksek tutma görüşünü etkilemez.”

Barclays Private Bank baş piyasa stratejisti Julien Lafargue, TSİ 15:30’da açıklanan ABD tarım dışı istihdam verilerinin, ‘çok önemli bir aşağı yönlü sürpriz’ olmadığı sürece, faiz oranlarının daha uzun süre yüksek kalacağı yönündeki Fed söylemini değiştirmesinin pek olası olmadığını savunmuştu.

Lafargue yayınladığı yatırımcı notunda, ‘Fed politikasında değişikliğin gerçekleşmesi için önümüzdeki hafta yumuşak TÜFE rakamları da görmemiz gerekecek’ dedi.

Dün açıklanan ABD’de işsizlik sigortası başvuruları beklentilerin hafif altında kaldı.

ABD’de işsizlik sigortası maaşı için yeni başvuruda bulunan Amerikalıların sayısı geçen hafta ılımlı bir artış gösterdi, ancak beklentilerin gerisinde kaldı.

ABD Çalışma Bakanlığı verilerine göre, 30 Eylül’de sona eren haftada ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanlarının sayısı 2 bin artarak mevsimsellikten arındırılmış 207.000’e yükseldiğini belirtti. Reuters anketine katılan ekonomistler son hafta için 210 bin başvuru olacağını tahmin ediyorlardı.

Bir de mortgage faizleri var. Prof. Dr. Özgür Demirtaş da dikkat çekti.

ABD’de 30 yıllık mortgage faiz oranı üst üste dördüncü haftasında da artış gösterdi. Ülkede konut almak isteyenler için ev sahibi olmayı daha da sıkıntılı hale getirdi.

ABD Federal Konut Kredisi İpotek Şirketi (Freddie Mac) tarafından açıklanan verilere göre, 5 Ekim ile sona eren haftada sabit faizli 30 yıl vadeli ortalama mortgage oranı 18 baz puan artışla yüzde 7,49’a çıktı.

Freddie Mac’in Baş Ekonomisti Sam Khater, ‘Mortgage faizleri, en önemli gösterge olan 10 yıllık Hazine tahvil getirilerinin artmasıyla birlikte yükseliş eğilimini sürdürdü’ dedi.  

Khater, ‘Enflasyondaki değişimler, istihdam piyasası ve Fed’in bir sonraki hamlesine ilişkin belirsizlik de dahil olmak üzere birçok faktör, bir nesildeki en yüksek mortgage oranlarına katkıda bulunuyor. Bu durumda ev alıcılarının talebini geri çekmesi şaşırtıcı değil.’ dedi.

30 yıllık faiz oranı geçen yılın aynı haftasına göre 0,83 puan yukarıda bulunuyor. Son 4 haftalık ortalama faiz oranı yüzde 7,29 olurken, 52 haftalık ortalama yüzde 6,66 olarak belirlendi.

Sabit faizli 15 yıl vadeli oran ise 6 baz puan artışla yüzde 6,78 seviyesine geldi. 15 yıllık faiz geçen yılın aynı haftasına göre 0,88 puan daha yüksek seviyede oluştu. Faizin 4 haftalık ortalaması yüzde 6,64 olurken, 52 haftalık ortalama yüzde 5,96 seviyesinde gerçekleşti.

İngiltere’de konut fiyatları Eylül ayında art arda altıncı kez düştü.

Halifax, İngiltere’de konut fiyatlarının Eylül ayında art arda altıncı kez düştüğünü, ancak İngiltere emlak piyasasındaki çöküşün hafifleme işaretleri gösterdiğini bildirdi.

Halifax yaptığı açıklamada, bir evin ortalama fiyatının Eylül’de Ağustos ayına göre %0,4 düşüşle 278.601 GBP olduğunu belirtti. Fiyatlar bir yıl öncesine göre %4,7 daha düşük kaldı.

Küresel tahvillerdeki olağandışı hareket Türkiye’yi nasıl etkiliyor?

Küresel tahvil faizlerinde rekor seviyeler görürken, dünya piyasaları bu gelişmelere sert fiyatlamalarla tepki veriyor. Türkiye piyasalarında etkilenme ve beklentiler için de Ekonomim’de Şenay Zeren’in aktardığına göre, Fed, ECB, BoE’nin sıkılaştırmalarda devam söylemleri faizlerin uzun süre da yüksek kalacağı beklentisine yol açıyor. 

Küresel tahvillerde de olağandışı bir fiyatlama yaşanırken, tahvil fiyatları bu beklentiden olumsuz etkileniyor. Tahvil faizleri ‘2008 Küresel Finans Krizi’ öncesindeki seviyelerini görüyor.

ABD 2 yıllık, 10 yıllık ve 30 yıllık tahvil faizleri 2007 yılından bu yana zirve seviyelere ulaşırken, Almanya ve Fransız tahvil faizleri 12 yılın, İngiltere’de de 15 yılın zirvesine çıktı.

Bu hareketler dolar endeksini de etkileyerek 107 seviyesinin üzerine çıkardı.

Yatırımcılar, tahvil getirilerindeki yükselişle borsalarda da sert hareketler yaparken, güçlenen dolar, baskı oluşturuyor.

Türkiye’nin kredi risk primi CDS’ler 400 baz puanın üzerine hamle yaparken, Türkiye piyasaları nasıl etkileniyor?

Uzmanlar, tahvil faizlerindeki hızlı yükselişin sebeplerini inceleyerek, küresel risklere yönelik, riskten kaçış fiyatlamalarının olmasıyla yatırımcılar, likidite ve daha riskli görülen Gelişmekte Olan Piyasalardan çıkışa yöneliyor.

Türkiye’de yabancı payının düşük olmasıyla önemli volatilite görülmezken, ortodoks politikaların olumlu havası baskıyı engelliyor. Ancak gelecek dönemde gelişmiş piyasalarda süren yüksek faiz ortamının gelişen ülkelere etkisinden ayrışamayarak TL’de baskı oluşacağı da biliniyor.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*